Aklım baSımda deGildi ve bir planım yoktu

Closet Circuit’ın Kuruluşu
Ülkü’den Notlar

‘Aklım başımda değildi’ derken, aklım ‘gerçek anlamda yerinde değil’ di. Kontrolün onda değil; onun benim kontrolümde olmasının verdiği bütünlük hissi ile hayatla her zamankinden daha iyi bir temas halinde, adeta süzülüyordum. Fikirleri verimli ve idareli bir biçimde ortaya koymak hiç bu kadar kolay ve pürüzsüz olmamıştı.

Bu, yani CIRCUIT’ın kuruluşu nefes çalışmaları ve zihin sorgulamalarıyla dolu, bolca seyahat ettiğim ancak dış dünyayla minimum seviyede ilişki kurduğum hayatıma entegre olmuş iki sene süren [ve aslında hiç bitmeyen] değişim pratikleriyle dolu meditatif dönemden hemen sonraydı. 2012’nin Şubat ayında tanıştığım nefes topluluğunda yaklaşık kırk kişi vardı. Kadim bilgelikte dönüştürücü etkisinden bahsedilen nefes çalışmaları aracılığıyla Güney Afrika, Türkiye, Hollanda ve İsviçre’de yolculuklar yaptık. Nefes pratikleri ve benzer düşüncede olan insanlarla vakit geçirmek, eko köyleri ziyaret etmek ve ilham veren Güney Afrika’nın ormanlarına maruz kalmak, gerçek anlamda sürdürülebilir yaşamı hassasiyetle kavramamı sağladı. Bu dönemde sınırsız sayıda ‘ilk kez’ deneyimlediğim şeyler oldu. Ve hayatımda kişisel bir dönüm noktası haline geldi.

Yaşadığım şehir olan İstanbul’a döndüğümde yolculuklarım sırasında karşılaştığım şeylerin bazılarını içeren bir şeyler yapmak istediğimi biliyordum. Ayrıca, kendi bilinçsiz [çoğunlukla kıyafet] tüketimimin olumsuz etkilerini telafi etme ihtiyacı da duyuyordum ve sahip olduğum kaynakları kullanarak “değişim”i nasıl temsil edebileceğimle ilgili fikirler geliştirmeye başladım. İşte [daha önce Closet Circuit ismini taşıyan] CIRCUIT’ı bu şekilde ve bu nedenle kurdum.


1.Dönem | Bir FIKRIN Fiziksel BIR ALAN Aracılığıya Hayat Bulması

Çukurcuma’da Yaşayan Bir Örnek
Ülkü’den Notlar

2013’ün Haziran ayında, fikirlerim sonunda ‘sürdürülebilir yaratıcılık’ adını verdiğim bir konsepte evrildi. Ancak ne nasıl ilerleyeceğim hakkında bir planım, ne de bu konseptle ilgili aklımda herhangi bir ideal biçim vardı. Konsept, ikinci el, ileri dönüşümlü ve çevre dostu ürünlerin bulunacağı bir [internet] mağazayı içeriyordu. Güney Afrika da vakit geçirdiğim dönemde Permakültür ilkelerinden fazlasıyla etkilenmiştim. Son derece akıllı ekolojik tasarımların atıkları kaynaklara dönüştürebiliyor olduğu gerçeği hayata karşı yeni bir yaklaşım sunmuştu. Çevrenin üç kuralını [azalt, yeniden kullan, dönüştür] vurgulayan ve yaşayan bir örnek olarak öne çıkacak bir şey yaratmak istiyordum.
Yine o günlerde, sürdürülebilir bir mağazanın yer aldığı, nefes seansları verebileceğim ve yaşayabileceğim üç katlı bir bina düzeni arzuluyordum.

Bir yaşam tarzı merkezi [*lifestyle store] oluşturma fikri ancak ve ancak sembolik bir kira karşılığında bana verilen üç katlı köhne bir bina sayesinde ortaya çıkabildi. Binayı ilk ziyaretimde, tam giriş kapısının karşısındaki duvarda “hiçbir şey için beklemem gerekmedi” yazılı bir stencil gözüme ilişti.

Tabii ki bu binayı kiralamayı kabul ettim. Binayı [tuvaletler dışında] tamamıyla ikinci el ve ileri dönüşümlü mobilyalarla ve bazı ufak onarımlarla yeniden dekore ederek sürdürülebilirliğin kentsel bir mekânda gözlemlenebileceği bir örneğini yarattık.
Mekan bir konsept dükkan [1.kat] ve *Nefeshane isimli bir alandan [nefes seansları ve başka alternatif pratikler için alan, 2.kat] oluşuyordu.

Gelir elde etmeme beklentim yoktu ama esas olarak etki yaratmakla ilgileniyordum. Bu bir sosyal girişim olarak görünse de, ben bu projeyi olasılıkların türetilmesi ve geliştirilmesi ile süregiden bir süreç olarak nitelendirirdim. O sıralarda bana sorulduğunda ise en iyi ifade, bunun kişisel bir dışavurum olduğunu söylemek oluyordu. Kendi değişimimi temsil etmek ve değişimin mümkün olduğunu göstermek istiyordum. Bu nihai amaç için, CIRCUIT bir araç oldu.

Sonrasında, bu binanın üçüncü katı bir Airbnb dairesine dönüşerek mekânla etkileşimde olan insan sayısını artırdı. Daha fazla eğitim faaliyetleri ve etkinliklere ev sahipliği yapmayı hayal ederken Paul Brownlee ve Jessica Sim adlı iki eko-sanatçının yanı sıra Closet Circuit’in ilk evrimini başlatan FLYING roots ekibiyle tanıştım.

2.Dönem | Dönüsümün Baslangıcı

Daha İyi bir Yöntem ve Değişimi İfade Etmek İçin Yeni Bir Dil:  “Sosyal Etkileşimli Yaratıcı Pratikler”
Jess’den Notlar

İlham Veren Bir Başlangıç
CIRCUIT’ı (o zamanlar Closet Circuit) ilk olarak bir sergi mekânı ararken keşfettim. Olivia Traut ile birlikte Çöp Müzesi isimli bir sergi oluştururken projeyi gerçekleştirecek bir mekân arıyorduk. Ülkü’yle önerimizi görüştük ve kendisi fikri hemen benimseyerek mekânı bize emanet etti. 2015’in Mart ayında gerçekleşen Çöp Müzesi, şehirdeki atıklar, ‘Çukurcuma’nın sokaklarından toplanan ve bir galeri mekânına yerleştirilen atılmış eşyalar’ üzerine bir sergiydi. Proje, İstanbul’daki atık yönetimi ekolojisiyle ilgili bir kaygıya değiniyor ve bireysel tüketicinin rolünü karmaşıklığı içinde sorguluyordu.

İlk Etkinlikler
Çöp Müzesi’nin ardından, projeye yardımcı olan Paul Brownlee, mekânda etkinlikler düzenlemeye devam etmek konusunda istekli oldu. Steffi Kulhmann ve Gabrielle Reeves’in yardımıyla ‘saklama kapları’ [Tupperware Dinners] ile topluluk yemekleri ve canlı çizim derslerine ev sahipliği yapmaya başladık. Bu etkinliklerle amacımız, Ülkü’nün sürdürülebilir yaratıcılık temelinin üstüne ekleme yaparak geliştirmekti. Paul ve ben, toplumsal bağlantılı sanat altyapısına sahiptik ve sanatı sürdürülebilirlik ve çevrecilikle birleştirmek için uğraşıyorduk. Daha çevreye duyarlı hediye alma/verme üzerine odaklanan Tatil Kermesi içerikli ilk büyük çaplı pazar etkinliğimiz, 2015’in Aralık ayında gerçekleşti. Etkinliğin başarısı bizi beklentilerimizin ötesine taşıdı ve CIRCUIT’ın potansiyelini gerçekleştirmede bir dönüm noktası oldu. 

 

3.Dönem | Çok Farklı Bir alanda Dönüsümün Devamı...

Bir Fiziksel Mekan İçerik Yönetimini Nasıl Şekillendirir?
Odaklan; Duyarlı Yaşam adına Yeni Motifler Sunabilir miyiz?
Jess’den Notlar

Büyüme ve Taşınma
2016’da binadan çıkmamız gerektiği söylendi. Çukurcuma dönemimizi, ben, Paul ve Gabrielle ile aramızdaki iş birliğiyle düzenlediğimiz Şehir Ezmesi / City Paste adlı son bir sergiyle 2016’nın Mart ayında kapattık.

CIRCUIT’ın yeni mekânı, Sanatorium sanat galerisi sponsorluğuyla ve GIG mimarlık şirketi mimari desteği ile 2016’nın Eylül ayında Yeldeğirmeni’nde açıldı. Taşınmayla birlikte CIRCUIT Istanbul olarak markalamamızı yenileyerek, öz sorgulama, çevresel farkındalık ve topluluk bilinci teşvik eden programlar ve etkinliklere ev sahipliği yapmayı amaçlayan bir sanat ve kültür organizasyonu olarak daha resmi bir şekilde kendimizi konumlandırdık. Yeni mekânın açılmasıyla Paul ile eş direktör olarak, CIRCUIT’ı 2017’nin Temmuz ayına dek yönetmeye devam ettik. 2017’nin Mayıs ayında Özge Mutlu ekip üyesi olarak bize katıldı. Bu dönemde CIRCUIT, güzel sanatlar derslerine ve topluluk yemeklerine devam ederken buna ek olarak bir yoga programı da oluşturdu. Bir dizi pazar etkinliği ve işbirlikçi yaratıcı projeler [Kart Üstüne Sanat gibi] düzenledi. Atölye çalışmaları ve derslere ev sahipliği, sürdürülebilir duyarlı markalar için açılış etkinliklerinde işbirliği ve ev sahipliği ve okul programlaması kolaylaştırıcılığı [IICS, Enka gibi ] yaptı.

 Ayrıca malzeme kullanımımızın sürdürülebilirliği üzerine çalışarak çöp ve geri dönüşüm ayrımını görünür bir süreç haline getirmek ve çevre dostu paketlemenin ve malzemelerin her türlü projeye dahil edilmesinin yollarını geliştirdik.

İklim Değişikliğini Önemseme Sürecim
Paul, 2017’nin Temmuz ayında İstanbul’dan ayrıldı ve ben CIRCUIT’ı bağımsız olarak 2018’in Temmuz ayına kadar yönetmeye devam ettim. Bu dönemde Julie’s Bicycle tarafından düzenlenen ve Creative Europe tarafından desteklenen Creative Climate Leadership /CCL [Yaratıcı İklim Liderliği] üzerine bir eğitime katıldım. Eğitim yeni iletişim biçimlerinden ve benzer düşüncedeki inisiyatiflerin uluslararası topluluğundan haberdar olmamı sağladı. Hemen ardından CIRCUIT, yeni sergimizi oluşturmak için CCL’den ufak bir bağış aldı. Sinem Sayar ve Cansu Yetişgin’le birlikte, şehirde yaşamakla ilgili deneyimleri paylaşmak ve İstanbul’un yeşil topluluğunu genişletmek için insanları bir araya getirmeyi amaçlayan bir dizi atölye çalışması ve gezici sergilerden oluşan Yeşillendirelim’i düzenledik. Yeşillendirelim, iletişim ağımızı son derece geliştirdi ve bizi yakında Nadas halini alacak olan fikirleri hayal etmeye ve denemeye yönlendirdi.

Kişisel düzeyde, iklim değişikliği ve insanlarla doğal çevreler arasındaki bağlantının zayıflaması konusunda son derece kaygılıyım. Paul, Ülkü, Adnan ve pek çok diğer kişinin inanılmaz desteğiyle CIRCUIT’taki deneyimim bu kaygılarla ilgili kapsayıcı, cazip ve de finansal olarak ve enerji bakımından sürdürülebilir yollar bulmak için bir yolculuk niteliğindeydi. Şimdi Ülkü ana direktör olarak dönerken, CIRCUIT yeni bir döneme adım atıyor. Bu arada ben de gayretlerimi Nadas isimli yeni bir merkezin kurulmasında ortaklık yapmaya odakladım. CIRCUIT’ büyük ölçüde esinlenen Nadas’ta, yaratıcı ev ve ortak çalışma ortamlarının yeni bir bağlamında sürdürülebilirlik konuları çerçevesinde sanat ve kültür programları geliştirmeye devam etmeyi planlıyorum.

4.Dönem 4 | YENI BAŞLANGIÇLAR
….. …………….. . . . . .. … …. .

 
IMG_6823.JPG
P6126407.jpg
FDS_7622 r.jpg
Screenshot 2018-11-11 23.14.16.png
Screenshot 2018-11-11 23.15.11.png
IMG_3350.jpeg
IMG_3467.jpeg